Château de Vaux-le Vicomte

Yaklaşık 500 hektarlık bir arazi üzerine kurulmuş olan Vaux-le Vicomte Şatosu, mütevazi boyutlarda fakat oldukça görkemli bir şatodur. Şato, 1654 yılında, dönemin Maliye Bakanı Nicolas Fouquet’in talimatıyla ünlü mimar Louis le Vau tarafından yapılmıştır. 17. Yüzyılda, yapımından sonra, Vaux-le-Vicomte Sarayı özel mülk olarak kalmıştır, ve 1968 yılından itibaren ziyarete açılmıştır.

İç dekoratörü Charles le Brun, peyzaj tasarımcısı ise Andre Le Notre’dur.

 

 

Dillere destan bir davet

Paris’in güneydoğusunda bulunan Vaux-Le-Vicomte Şatosu o kadar göz alıcı bir şekilde inşa edilmiştir ki haliyle açılışı için düzenlenen davet için de bir o kadar özenilmiştir. Davete kral ve yargıçlar gibi dönemin önde gelen üst düzey insanları davet edilmiştir. Ancak asıl önemli olan, bu davetin 14. Louis’nin onuruna yapılmış olmasıdır. Sarayın mimarı Le Vau’nun binanın alt tarafına yerleştirdiği havayi fişekler ile bu davet renklendirilmiştir. Söylenenlere göre, davete katılan 14. Louis, bu ışık gösterisini ve şatoya gösterilen büyük ilgiyi o kadar kıskanmıştır ki, bu kıskançlık Saray’ın sahibi ve aynı zamanda kendi maliye bakanı da olan Nicolas Fouquet’in hapse girmesini sağlayacak boyutlara gelmiştir.
Sonrasında ise, 14. Louis, şatonun inşasında kim çalıştıysa, mimarından peyjazcısına kadar hepsini toplamış ve onlara ünlü Versay Sarayı’nı yaptırmıştır. Ve özellikle, Versay Sarayının Vaux-le-Vicomte Şatosundan daha görkemli olmasını istemiştir.

 

 

Şato

Vaux-Le-Vicomte şatosu 2 500 m2 lik alanı kaplar ve üç farklı kattan oluşmaktadır. İçerisine adım atar atmaz, şato, barok dekorüyle sizleri büyüleyecektir.

Sarayın içerisine girdiğinizde, davetler için kullanılmak üzere yapılan, oval şeklinde büyük bir salon sizleri karşılayacaktır. Bu salona geldiğinizde, size ilk tavsiyemiz tavana bir göz atmanız olacaktır. Zira görmeniz gereken muhteşem bir çalışma ile karşı karşıya olacaksınız.

Giriş katında, bahçe tarafında iki önemli kısım bulunmaktadır: sol tarafta kralın odası, sağ tarafta ise, Fouquet çiftinin odası vardır. Mimarın en sevdiği sanat eserleriyle dekore edilmiş bu odayı gezerken, adeta zaman içinde bir yolculuğa çıkmış gibi hissedeceksiniz.

Sırasıyla gezeceğiniz odalarda muhteşem dekorlar ve tablolar ile karşılaşacaksınız. Bu odaların biri ise, ünlü yazar La Fontaine’in çalışma odasıdır. Çocukken okuduğunuz masalların yazıldığı bu odayı gezmek eminiz ki sizleri de bizim kadar etkileyecektir!

Alt katta ise, Şatonun mutfak bölümü bulunur. Şatonun bu kısmında bulunduğunuzda, adeta şatonun kulislerini geziyor gibi hissedeceksiniz.

 

 

Bahçe Bölümü

Şatoyu gezdikten sonra, şatoyu arkamıza alarak büyüleyici bahçelerini gezmeye başlayabiliriz. Bu şatonun bahçeleri, her ne kadar şahsi ününü Versailles Saray’ından kazansa da, Andre Le Notre tarafından tasarlanmıştır. Siz de gezerken fark edeceksiniz ki, şatonun bahçeleri Versay Sarayının bahçesi ile aynı şekilde dizayn edilmiştir, ancak tek fark ilk olarak buranın yapılmış olmasıdır. Yani, ünlü Fransız bahçe tasarımı aslında ilk burada doğmuştur.

Dilerseniz yürüyerek veya elektrikli arabayla gezebileceğiniz Vaux-le-Vicomte Şatosunun bahçeleri 33 hektarlık alanı kaplar, ve üç farklı kısımdan oluşmaktadır. Bahçelerin her kısmı optik etki ve perspektif kurallarına göre tasarlanmıştır, ve bu nedenle ortaya çıkan görüntü epeyce etkileyicidir!

Her bir köşesinde göletler, değişik bölmeler, ve dinlenmek için banklar bulmanız mümkündür. Şatonun bahçelerinde gezerken tavus kuşlarıyla karşılaşabilir, veya Fouquet’in amblemi olan sincapları da görebilirsiniz.

Etkinlikler

Yıl boyu, her mevsimde Şatonun bahçelerinde pek çok farklı aktiviteler düzenlenir. Mesela, Nisan ayında paskalya için bir etkinlik düzenlenirken, mayıs ayından ekim ayına kadar, bahçe ve şatoyu aydınlatan muhteşem “2000 mum” etkinliği düzenlenmektedir. Haziran ayında ise, herkesin Fouquet ve 14. Louis dönemindeki gibi giyinip, zaman içinde bir yolculuğa çıkaran meşhur “Büyük Yüzyıl” etkinliği düzenlenmektedir.

 

 

 

 

 

Comments

yorumlar