Le Mont-Saint-Michel

Couesnon nehrinin Manş Denizi ile buluştuğu yerde bir ada ve üzerinde yükselen kocaman bir şato…

Gelin bu ilginç yapıyı ve çevresini birlikte inceleyelim:

UNESCO Dünya Mirası listesinde olan Le Mont-Saint-Michel; Fransa’dan olduğu kadar Avrupa’dan ve dünyanın dört bir yanından ziyaretçi akınına uğruyor. Elde edilen verilere göre yılda ortalama 3.5 milyon ziyaretçi ağırlayan bu eski manastır, ortaçağ ruhunu olduğu gibi koruyor.

Üzerinde bulunduğu yarım adanın kartpostalları andıran sokakları da en az manastırın kendisi kadar görülmeye değer!

Hal böyle olunca, yalnız başınıza bir gezi yapmanız pek mümkün görünmüyor zira bazı günler ziyaretçi sayıları 20 bini buluyor.

Manastıra doğru giden yolda pek çok cafe ve restoran göreceksiniz: bunlardan Mère Poulard, yaptığı odun ateşinde omletler ile meşhur, denemenizi öneririz!

Öncenin bir nevi hac merkezi olan Le Mont-Saint-Michel, bugün ise turizm merkezi olarak hayatına devam ediyor.

Le Mont-Saint-Michel’in 709 yılına kadar giden tarihine bir göz atalım:

Avranches’ın bu dönemdeki psikoposu Aubert (söylenene göre) Mikâil tarafından ziyaret ediliyor ve ondan bu kayalıkların üzerine bir kilise yapması isteniyor. Yaklaşık iki yüz yıl sonra ise Normandiya dükü, daha önce Aubert’in yaptırdığı bu kiliseyi büyütüp, onu bir keşiş topluluğunun yaşayabileceği hale getiriyor.

Britanya’ya olan yakınlığından dolayı tarihinde çokça savaş görmüş olan Le Mont-Saint-Michel’in “yüz yıl savaşları” döneminde etrafı kalın duvarlarla örülmüş ve İngilizler’e karşı Fransız direnişinin en önemli sembolü olmuştur.

1424 yılında kilisenin Roma döneminden kalma bazı kısımları çökünce, yerine aynısı dikilmeyip gotik mimari üslubunda yeniden yapılmıştır. Belki de manastırın bugünkü orijinal ve büyüleyici yapısı buradan geliyordur. Fransız Devrimi sürecinde de hapishane olarak kullanılan manastır tarih boyunca üstlendiği görevine burada bir son vermiş ve 19. yüzyılda geçirdiği önemli yenileme ve onarım çalışmalarının ardından bugün dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri ağırlayarak işlevini sürdürmektedir.

Tam anlamıyla bir ada sayılmasa da kara ile tek bağlantısı dar bir yol olan Le Mont-Saint-Michel’e araçla veya yürüyerek ulaşmak mümkündür. Aracınız için manastır yakınlarında bir park yeri de bulacaksınız.

Normandiya gezinizi “Paris Gezgini” farkıyla gerçekleştirmek için bize ulaşın!

Comments

yorumlar