Versailles Sarayı, kraliyetin kalbine doğru bir yolculuk

Versailles Sarayı nın yapımına 1661’de Av Köşkü olarak başlanan Versay Sarayı, zaman içerisinde büyük değişimlere uğrayıp büyüdükçe büyüyüp, yayıldıkça yayılıp, dev bir saray kompleksine dönüşen yapı, aynı şekilde uçsuz bucaksız bahçesiyle de dillere destan bir hal almıştır.

 

1789 yılında Fransız Devrimi sırasında, Fransa Kraliçesi Marie-Antoinette’in, yoksulların ayaklanması üzerine meşhur “ekmek bulamayanlar pasta yesin!” sözlerini söylediği balkonu görmek istiyorsanız, bugünkü haliyle toplamda 800 hektarlık bir alanı kaplayan ve Avrupa’nın en büyük sarayı olarak bilinen tarihi Versay Sarayını kesinlikle gezmelisiniz!

 

Saray yapılmadan önce sadece küçük bir kasaba olan Versay, bugün Paris’in en zengin bölgelerinden biri haline gelmiştir.

Öncesinde Louvre Sarayında kalan 13. Louis, kraliyeti Versailles’a taşımış olan kişidir, ve bu nedenle 1631 yılından itibaren Saray genişletilmiştir. Fransa tarihinin gördüğü en önemli krallarından biri olan 14. Louis ise, Versay Sarayını Fransa devletinin merkezi ve ülkenin yönetildiği yer haline getirmiştir.

 

Mimarı Louis Le Vau ve iç dekoratörü Charles Le Brun olan Versay Sarayının yapımı 50 yıl sürmüş, ve yapımı süresinde 50 bin işçi çalışmıştır. Ancak 14., 15. ve 16. Louis yönetimleri boyunca Versay Sarayı içerisinde sürekli çalışmalar ve yeni düzenlemeler yapılmıştır, ve bugünkü haline getirilmiştir.

 

İçinde 2300 odası bulunan Versay Sarayının birbirinden büyüleyici odaları yunan mitolojisinden alınan tanrı ve tanrıça isimleriyle adlandırılımıştır, ve tüm saray 14. Louis’nin yatağı, odası ve dairesi etrafında düzenlenmiştir. Güneş kralı olarak adlandırılan 14. Louis’nin kaldığı bu odanın ismi ise Apollon, yani Güneş Tanrısıdır.

Sarayın içindeki bulunan tören odalarının tamamı ise uzun bir aks üstüne dizilmiş olup birbirlerine açılacak şekilde düzenlenmiştir.

 

Mermer avlusu çevresinde üç farklı bina grubundan oluşan Versay Sarayında gezip görebileceğiniz bir çok önemli ve birbirinden güzel bölüm bulunur:

 

Aynalar Salonu (Galerie des Glaces)

Versay’ın bahçelerine bakan Aynalar Salonu, dünyanın en ünlü salonlarından biri olarak bilinir. Bu salon, içindeki 17 ayaklı pencereyi yansıtan 17 aynalı kemer serisiyle gerçekten büyüleyicidir. Bir yandan bahçeden gelen ışıkları ve renkleri salonun içine yansıtırken, öte yandan pek çok altından obje, resim ve heykelleri aydınlatan bu devasa penceler ve aynalar sayesinde muhteşem bir görünüme sahiptir.

Ayrıca, Aynalar Salonunu meşhur kılan olaylardan biri de, 1. Dünya Savaşını sonlandıran Versay Barış Anlaşmasının 1919 yılında bu salonda imzalanmış olmasıdır.

 

Şapel (Chapelle Royale)

Versay Sarayının bir diğer önemli ve göz alıcı yeri ise şapel olarak adlandırılan küçük kilisesidir. Yapımı 1710 yılında tamamlanan bu şapel, Fransa’nın en güzel Barok yapılarından biri olarak bilinir. İki katlı olan bu şapelde, bütün duvarların uzunluğu boyunca kullanılan aynalar sayesine şapelin içinin tamamıyla aydınlık olması sağlanmıştır.

 

Büyük Trianon (Grand Trianon)

Sarayın bu kısmı, saraydaki hayatından bunalıp zaman zaman kaçmak isteyen, yanlız veya metresi ile kalmak isteyen 14. Louis tarafından, 1687 yılında yaptırılmıştır.

Pembe mermer binalardan ve muhteşem bahçelerden oluşan Büyük Trianon bölümü, günümüzde Fransa başbakanın misafirlerinin ağırlandığı yerdir. Ayrıca zaman içerisinde Sarayın Büyük Trianon bölümüne, Napoleon gibi önemli kişiler de yerleşmiştir.

 

Küçük Trianon (Petit Trianon)

1769 yılında açılışı yapılan Küçük Trianon, 14. Louis’nin gözdesi olan Madame de Pompadour’un isteği üzerine yaptırılmıştır. Ancak Sarayın bu bölümü, önemini 18. Yüzyılın ikinci yarısında, 14. Louis’nin onu karısı Marie Antoinette’e hediye etmesiyle kazanmıştır. Küçük Trianon bölümünde yapacağınız gezi, aynı zamanda Marie Antoinette’in günlük hayatına yapılan harika bir yolculuk gibidir.

 

Bahçeler

Versay Sarayının muhteşem peyzaj tasarımı André Le Notre tarafından yapılmıştır. Yaklaşık 2000 dönüm araziyi kaplayan bahçelerin her kısmı, yolları, bitkileri, kimisi 200 yıllık olan ağaçları, çeşmeleri, heykelleri, merdivenleri… hepsi geometrik bir düzen içerisinde tasarlanmıştır.

Topkapı Sarayı’nın duvarlarına bile islenmiş olan bu büyüleyici bahçelerin tasarımı üzerine, André Le Notre 25 yıl çalışmıştır.

 

Büyük Kanal (Grand Canal)

Şüphesiz André Le Notre’un en ünlü çalışması olan Büyük Kanal, farklı boyutlarda iki kanaldan oluşmaktadır. Haç şeklide olan kısmı 23 hektar boyundadır. İki mil uzunluğunda olan Büyük Kanal, büyük bir cadde ile bağlandığı ve sarayın merkezi olan kralın yatak odasının aksında bulunur.

 

Tiyatro

Marie Antoinette Versay Sarayının içerisine, kendine özel yaptırttığı bu tiyatro salonunda sahneye çıkıp farklı önemli rolleri kendisi oynamıştır. Ayrıca, Fransa’da yasaklanan oyunların bu tiyatro salonunda  oynanmasına izin vermiştir.

 

 

Comments

yorumlar